Akıllı telefonlar bizleri aptallaştırıyor mu?

1028198189

ABD’de Teksas Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, akıllı telefonların yakında tutulmasının zihinsel kapasiteyi azalttığını ortaya koydu.

BBC’nin haberine göre, araştırmacılar, 800 akıllı telefon kullanıcısına yaptıkları deneylerle, telefonların insanlar üzerindeki etkisini inceledi.

Deneye katılanlardan bilgisayarda bir dizi testten geçmeleri istendi. Katılımcıların iyi puan almaları için konsantrasyonlarının tam olması gerekiyordu.

Testler, zihinsel kapasiteyi, yani beynin belli bir zamanda verileri tutma ve işleme becerisini ölçüyordu.

BİR BAKIMA BEYİN GÖÇÜ’

Katılımcılara akıllı telefonlarını ya ters yüz olarak masanın üstüne; ya da ceplerine, çantalarına veya başka bir odaya koymaları istendi. Bu arada telefonlar sessize alındı.

Araştırma sonucu, telefonlarını başka bir odaya koyan katılımcıların, masanın üstüne koyanlara oranla çok daha iyi performans gösterdikleri görüldü.

Bu grup, telefonlarını ceplerine ya da çantalarına koyanlardan da kısmen daha iyi performans gösterdi.

Teksas Üniversitesi’nden araştırmacı Adrian Ward, “Bilinçli zihin o sırada akıllı telefonunuzu düşünmüyor ama bir şeyi düşünmemek için gereken süreç, bilişsel kaynaklarınızdan bir bölümünü kullanıyor. Bir bakıma beyin göçü gerçekleşiyor” dedi.

‘TELEFONLARIN VARLIĞI BİLE YETTİ’

Bir başka deneyde de, insanların akıllı telefonlarına olan bağılılıklarının zihinsel kapasiteye etkisi incelendi.

Katılımcılar telefonlarını diğer grupta olduğu gibi masanın üstünde görünür bir yere, cebine, çantasına ya da başka bir odaya koydu. Bazı katılımcılardan bu defa telefonlarını kapatmaları istendi.

Akıllı telefonlarını masada, ceplerinde ya da çantalarında tutan ve telefonlarına en bağımlı olanlar, daha az bağımlı olan gruba göre daha kötü performans gösterdi.

Telefonun kapalı ya da açık olmasının veya ters yüz edilmesinin önemli olmadığı görüldü.

Araştırmacı Adrian Ward’ın bu deneyle ilgili yorumu ise, “Katılımcıların dikkati telefonlarına gelen bildirimler yüzünden dağılmadı. Telefonlarının varlığı bile zihinsel kapasitelerini zayıflatmaya yetti” oldu.

Reklamlar

Nokia 3310’un Türkiye fiyatı belli oldu

1027392827

Nokia’nın ‘efsane’ telefonu 3310, İngiltere’den sonra Türkiye’de de satışa çıktı. Yeni 3310’un Türkiye fiyatı 549 TL olarak belirlendi.

Orijinali temel alınarak yapılan ve Türkiye’deki hayranları tarafından merakla beklenen yeni 3310, İngiltere’nin ardından Türkiye’de de satışa çıktı. Hepsiburada.com aracılığıyla dağıtımı yapılan ve fiyatı 549 TL olan yeni 3310’lar, sarı, yeşil ve lacivert gibi renk seçeneklerine sahip.

Nokia Series 30+ işletim sistemi ile çalışan ve Opera Mini ile internete bağlanabilen yenilenmiş 3310’un tuşları ise akıllı telefonlarının aksine dokunmatik değil.

Öte yandan yeni Nokia 3310’un içinde, markayla özdeşleşmiş olan ‘Yılan’ oyununun yenilenmiş versiyonu da yer alıyor.

https://tr.sputniknews.com/ekonomi/201706291029070546-nokia-3310-fiyat/

Rusya’da Google’ın Android üzerindeki tekeline son verildi

1027079989

Android telefonlara kendi servislerini yükleyen ve telefonları kendi arama motorunu kullanmaya zorlayan Google’ın haksız rekabet yaptığını savunan Yandex, Google’a 2.5 yıl önce açtığı haksız rekabet davasını kazandı.

Rusya Federal Anti Tekel Servisi’nin (FAS) karara bağladığı dava sonucunda, Google’ın Rusya’da Android telefonlara kendi servislerini yüklemesine ve Android kullanıcılarını yazılımlar vasıtasıyla Google’ı kullanmaya yöneltmesine yasak getirildi.

Ayrıca Android cihazlarda kullanıcıya hangi arama motorunu kullanmak istediğini soran bir seçeneğin bulunmasına da karar verildi. Kararla birlikte Rusya’daki Android kullanıcıları, arama motoru tercihi ve önceden yüklü uygulamalar konusunda tercih yapma hakkına sahip olacak.

VOLOJ: REKABET İNOVASONU TETİKLEYECEK

Yandex CEO’su Arkadiy Voloj, FAS’ın kararı sonrasında yaptığı açıklamada, Rusya’daki 55 milyon Android kullanıcısının artık kendi seçimlerini yapmak konusunda özgür olduklarını ifade etti.

FAS’a ve Google’a teşekkür eden Voloj, rekabetin inovasyonu tetikleyeceğini de vurguladı.

https://tr.sputniknews.com/haberler/201704181028124396-rusya-google-android/

Çinli bilim insanları, telefonların ısınma sorununu çözdü

Xiaomi-Mi-6-Specs

Cep telefonlarının şarjda ve uzun kullanımdan sonra ısınma problemine Çinli bilim insanlarından çözüm geldi. Çin’de geliştirilen teknolojiyle, grafen bileşimli ve çelikten 100 ile 300 kat arası daha sağlam saydam plakalar, telefonların ısınma problemini çözecek.

Bir tür karbon bileşimi olan ve yüksek elektrik iletkenliği özelliği ile bilinen maddede, oda sıcaklığındaki elektronlar enerji kaybına ve ısı oluşumuna sebep vermeden iletkenlikte oldukça uzun mesafeleri kat edebiliyor. Grafen esnek ve saydam olmasının yanı sıra, bilinen en ince ve hafif malzeme.

3 AY SONRA ÜRETİME GEÇİLECEK

İlk kez 2004 yılında yalıtılabilen grafen, karbon atomunun bal peteği örülü yapılarından bir tanesine verilen isim. Çin’de pilot çalışmalarında başarı getiren deney sonucunda üretimine üç ay sonra geçilecek olan grafen filmlerle telefonlarda ısınma probleminin engellenmesi hedefleniyor.

Şangay’da üretilecek plakalar aynı zamanda üretim maliyetlerini de yüzde otuz azaltacak.

Çin 4G’de ABD ve AB’ye fark attı

5g

Çin, 530 milyona ulaşan 4G kullanıcı sayısıyla ABD ve Avrupa Birliği’ni geçti.

Şinhua ajansının haberine göre, ülkedeki tüm şehir ve başlıca kasabaları kapsayacak şekilde Çin, dünyanın en büyük 4G şebekesine sahip olurken, bu yılın ilk çeyreğinde ülkede 530 milyona ulaşan 4G kullanıcısı sayısı, ABD ve Avrupa Birliği’ndeki (AB) toplam kullanıcı sayısını geçti.

Mart ayı itibariyle 4G baz istasyonunun 2 milyona çıktığı Çin’de, mobil internet kullanıcı sayısının yıl sonuna kadar 630 milyon olması beklenirken, internet kullanıcısı da 700 milyona ulaştı. Ayrıca ülkede geçen yıl internet ekonomisinin büyüklüğü de 1,12 trilyon yüen (171 milyar dolar) olarak belirlendi.

5G 2020 YILINDA HİZMETE SUNULACAK

Yüksek mobil internet hızı ve daha fazla veri kapasitesi sağlayacak 5G teknolojisi araştırma ve testlerine başlanan Çin’de 5G’nin 2020 yılında hizmete sunulacağı açıklanmıştı.

Mobil cihazların internet erişimlerinde 3G teknolojisi saniyede yaklaşık 28 megabit, 4G teknolojisi saniyede yaklaşık 100 megabit bağlantı hızları sağlarken, bu rakamın 5G teknolojisiyle 1000 megabit seviyelerine ulaşması bekleniyor.

kaynak:http://tr.sputniknews.com

Akıllı telefon çıktı, dostluk bozuldu

1021640500

 

Rus Kaspersky Lab güvenlik şirketinin araştırması, insanların akıllı telefonlarını arkadaşlarına tercih ettiği ortaya çıktı.

Herkesin ‘ayrılmaz bir parçası’ haline gelen akıllı telefonların boyun ve gözlerin yanı sıra arkadaşlık için de sorun yarattığı gözler önüne serildi.

Almanya’daki Würzburg Üniversitesi ve İngiltere’deki Nottingham Trent Üniversitesi’nin Kaspersky Lab şirketi adına gerçekleştirdiği ve belirli obje ve kişilerin önem sırasına koyulduğu araştırmada katılımcıların yüzde 37.4’ü,  akıllı telefonlarının arkadaşlarından daha önemli veya eşit derecede önemli olduğunu belirtti.‘TELEFONUM EBEVEYNLERİMDEN ÖNEMLİ’ DİYENLER VAR

Araştırmada yer alan kişilerin yüzde 29’u telefonlarının anne ve babasından, yüzde 17’si ise sevgililerinden önemli olduğunu ifade etti.

Araştırmada katılımcıların yüzde 1’lik bir bölümü de telefonlarının herkesten önemli olduğunu söyledi.

kaynak:http://tr.sputniknews.com

Akıllı telefona sesli komutla yaptırılacak en iyi işler

asistan-telefon

 

Akıllı telefon kullananlara asistan vaadi ilk olarak Apple’ın Siri’si ile geldi.
Daha sonra Microsoft’un Cortana’sı piyasaya girdi. Şimdi de Google, Assistant ve ona bağlı Home cihazı uygulamasıyla akıllı telefonları, akıllı saatleri ve diğer cihazları sözlü komutlarla kontrol etme konusu üzerinde duruyor.
Bütün bunlar yaşantımızı organize etme iddiasıyla ortaya çıkıyor. Ama teknolojiyle haşır neşir kesimler dışında sanal asistanları kullananlar gerçekten var mıydı? Bunu denemek için bir ay boyunca akıllı telefonuma dokunmadan mümkün olduğunca sesli komutlarla işlerimi halletmeye çalışacaktım.
Başlangıçta sinir bozucu ve komik geldi; ama bir süre sonra bazı şeyleri bir daha hiç tuşlarla yazmamak gerektiğini, bazıları içinse sanal asistana güvenmemek gerektiğini anladım.
Kendinizi zorlayın
iPhone 4s’nin piyasaya çıkmasının üzerinden beş yıl geçti; ‘s’ Siri anlamına gelmek üzere kullanılıyordu. Apple ürünleri konusundaki fanatizmi anlatan Cult of Mac kitabının yazarı Leander Kahney, o günden beri bazı sıradan işleri hızlandırmak ve daha verimli olmak için sanal asistan kullanmaya çalıştığını, ama Apple teknolojisine aşina insanlar için bile bunun fazla kolay olmadığını söylüyor.

Kahney, “Siri’de sorun şu: Alışkanlık haline gelinceye kadar kendinizi zorlamanız gerekiyor” diyor.
Bir ay süren deneme döneminde, özellikle ilk günlerde ısrarcı olup vazgeçmemenin önemli olduğunu fark ettim. Bu denemeyi bir iş seyahatiyle başlatmak ne kadar doğru bir karardı bilmiyorum.
Telefonum verdiğim bazı komutları yanlış anlıyordu. Ama bunlar genellikle çok önemli şeyler değildi. Bir toplantının tarihini benim istediğim günden bir gün sonraya ayarlamıştı.
Sanal asistanıma fazla güveniyordum galiba. Bazı işler için sesli komutlar gerçekten işe yarıyor. Ama bazı komutlarımı doğru anlaması için birkaç kez bağıra bağıra tekrarlamam gerekmiş, yine de başarı kaydedememiştim.
Bu denemeleri Android telefonumda Google Now uygulaması ile yaptım. Yani diğer sanal asistanlarda farklı sonuçlar alınabilir. Ama yine de bu deneyden çıkarılacak önemli dersler vardı. En önemlisi de hangi görevlerin verileceğini iyi tespit etmekti:
Sanal asistana yaptırılacak en iyi 8 iş
Kontakları aramak: Listenizdeki ismi söyleyerek ‘….’i ara’ komutu verin. Tuşlara dokunmadan çok daha hızlı sonuç alıyorsunuz. Hatta telefonunuza o kişinin patronunuz olduğunu öğretip kısaca “Patronu ara’ bile diyebilirsiniz.

Kısa mesajlar göndermek: ‘Patrona mesaj gönder. 10 dakika geç kalacağım’ gibi yazılmasını istediğiniz mesajı basit ve kısa cümlelerle söyleyin. Hangi uygulama üzerinden gönderileceğini de belirtebilirsiniz: SMS, Whatsapp gibi. Bu kadar basit. Araba kullanırken, toplantıya girerken yapabilirsiniz bu işi. Hareket halindeyken yazmaya çalışmaktan çok daha güvenlidir. Ayrıca sanal asistanınız her adımı sizinle teyit edeceği için yanlış yapma ihtimali de yoktur.
Hızlı e-posta göndermek: Bu da mesaj göndermek kadar hızlıdır; ancak mesajınız bir-iki cümleden uzunsa kendinizin yazması daha çabuk olacaktır. Ses tanıma teknolojisi hala mükemmellikten uzak çünkü.
Randevu yapmak: ‘Takvim yarat: … ile yemek. Yarın saat 13. Taksim’ gibi bir komutla takviminize not düşebilirsiniz. (Mümkün olduğunca fazla bilgiyi basit bir dille ifade ederseniz sanal asistanınız boşlukları kendi kafasına göre doldurmayacaktır.
Hatırlatıcı ayarlamak: ‘Saat 19’da annemi aramamı hatırlat’ ya da ‘Bakkaldan ekmek almayı hatırlat’ gibi cümlelerle telefonunuzun size hatırlatıcı uyarılar göndermesini sağlayabilirsiniz.
Süre tutmak: ‘Yarım saat süre ayarla’ gibi bir komutla kendinize belli bir okuma süresi ya da pizzanın fırından çıkarılma zamanını belirleyebilirsiniz.
Ne giyeceğine karar vermek: ‘Bugün şemsiyeye ihtiyaç var mı?’ gibi bir soruyla sanal asistanınız ne giyeceğinize karar vermede size yardımcı olabilir.
Ajandanıza göz atmak: ‘Program ne?’ ya da ‘Ajandada ne var?’ gibi bir soruyla telefonunuzdan programınızı hatırlatmasını isteyebilirsiniz. Örneğin, benim iş seyahatim sırasında uçuş saatlerini, Airbnb rezervasyonlarını, randevularımı, harita ve ulaşım olanaklarıyla lokasyon bilgilerini almam mümkün oldu. Bir sonraki randevuma zamanında yetişmem için bulunduğum yerden ne zaman ayrılmam gerektiğini bile hatırlatmıştı asistanım.

Bu fonksiyonlar yararlı olsa da, gerçek bir asistanın yerini tutacağı yönünde Apple ve diğer teknoloji şirketlerinin iddiası kadar da değil.
Hayatı kolaylaştıran asistan
Toronto’daki Ryerson Üniversitesi Dijital Medya bölümünden Hossein Rahnama, bilim insanlarının bilgisayar güdümlü asistan projesinin 1950’lerden beri gündemde olduğunu ve birkaç yılda bir bazı yeniliklerin hayata geçirildiğini söylüyor. Bu konudaki temel sorunlardan biri, bu asistanların insan patronlarının söylediklerini bağlamına oturtup anlama kapasitelerinin sınırlı olması.
“1950’lerin bilgisayarlarından milyonlarca kat daha güçlü işletim sistemine sahip akıllı telefonunuzla bugün gittiğiniz her yerde 20-40 sensör taşıyorsunuz yanınızda” diyor Dr Rahnama.
Google geçen hafta yaptığı açıklamada, kişinin tam lokasyonu, yapmakta olduğu fiziksel aktiviteyi, hava durumunu ve Android cihaza kulaklık takılı olup olmadığını anlayan programlar üzerinde çalıştığını, bu konuda farklı uygulama programları (apps) geliştirilebileceğini söyledi.

Yani bir uygulama programı sizin toplantıda olduğunuzu ve rahatsız edilmemeniz gerektiğini, toplantıya iştirak edenlerle yakındaki bir restoranda yemek için yer ayırtılacağını vb. planlayabilir.
Google, Facebook, Microsoft gibi şirketler araştırma-geliştirme amacıyla büyük paralar harcıyor. Özel bilgilerinizin korunması gibi bir derdiniz yoksa, sanal asistanınız pek yakında kafanızdan geçenleri okur gibi ve size sormadan adınıza kararlar alıp tavsiyelerde bulunabilir.

 

kaynak:http://www.bbc.com/turkce

Nokia telefonlar geri dönüyor

nokia-new

Cep telefonu teknolojisinin gelişmesinde büyük rolü olan ancak iki yıl önce yoğun rekabet nedeniyle sektörden çıkan Finlandiyalı Nokia şirketi, bir diğer Fin şirket HMD Global Oy ile anlaşarak tekrardan Nokia markasıyla cep telefonları üreteceğini duyurdu.

Bir zamanlar dünyanın en büyük cep telefonu firmalarından olan Nokia, özellikle Apple’ın iPhone’u gibi akıllı telefonların yükselişinden sonra 2014 yılında cep telefonu biriminin tüm hisselerini Microsoft’a satmıştı.

Fakat telefon patentlerini elden bırakmayan Nokia, bir marka lisanslama anlaşmasıyla geri dönmeye karar vermişti. Finlandiyalı şirketin Microsoft’la yaptığı anlaşma kapsamında, 2 yıl süreyle cep telefonu alanında ABD’li teknoloji devine rakip olmaması şartı vardı.

Son dönemde daha çok modem gibi telekomünikasyon cihazlarının üretimine yoğunlaşan, Nokia HMD ile 10 yıllık bir lisans anlaşması imzaladı.

Nokiaları sadece HMD üretecek

Nokia’nın patent bölümü başkanı Ramzi Haidamus, “Nokia’nın kendisi piyasaya geri dönüp telefon üretmektense, HMD’nin ürettiği telefonlar ve tabletlerle Nokia markasının küresel piyasalardaki değerinin artırılması planlanıyor” dedi.

Ayrıca Çarşamba günü Microsoft, ucuz telefon biriminin hisselerini Foxconn’un yardımcı firması FIH Mobile ve HMD’ye 350 milyon dolara satacağını duyurdu.

Bu anlaşmaya sayesinde HMD 2024 yılına kadar Microsoft’tan Nokia markasını kullanma hakkını da almış olacak.

HMD’den yapılan yazılı açıklamada, “Anlaşmalar sonucunda HMD dünyanın tek Nokia markalı telefon ve tablet üreticisi lisansına sahip olacak” dendi.

Nokia hisseleri yükseldi

Nokia yeni cihazlar için bir tarih vermeyi reddetti ama Microsoft ve HMD arasındaki anlaşmanın 2016’nın ikinci yarısında sonlanması bekleniyor.

Microsoft geçen yıl Nokia’da 7,5 milyar dolarlık bir kesinti yapmak durumunda kalmış, fakat Lumia akıllı telefonlarının üretiminin devam edeceğini söylemişti.

Nokia’nın hisseleri açıklamaların ardından yüzde 1,3 yükseldi.

Whatsapp kullanıcıları kriptolamayla koruyacak

WhatsApp-encryption

Mesajlaşma uygulaması Whatsapp, tüm kullanıcıların mesajlarını korumak için yeni bir kriptolama sistemine geçtiğini ve yeni uygulamanın Salı gününden itibaren aktif hale getirildiğini açıkladı.

Yeni güvenlik yazılımı sayesinde, bir kullanıcının yazdığı mesaj gönderildikten sonra şifreleniyor ve ancak alıcının telefonuna ulaştığında bu şifre çözülüyor. Bu uygulama sayesinde mesajlar üçüncü kişiler ve telefonları takibe alanlar tarafından görüntülenemeyecek.

Dünya çapında 1 milyardan fazla kullanıcısı bulunan Whatsapp, kriptoloama sisteminin sesli ve görüntülü mesajlar için de geçerli olacağını söyledi.

2014 yılında Facebook tarafından 22 milyar dolara satın alınan Whatsapp’ın yönetimi, şahsi görüşmelerin güvence altında tutulmasının temel hedefleri olduğunu ifade etti.

Kriptolama konusu son olarak ABD’de FBI (Federal Soruşturma Bürosu) ve Apple arasındaki tartışmayla gündeme gelmişti.

FBI, ‘terör zanlısı’ olarak soruşturduğu Syed Farook’a ait Apple telefonun içindeki verilere ulaşmak istemiş ve bunun için Apple’dan telefon üzerindeki şifreleri kaldırmasını istemişti.

Apple ise bu işlemin bir kez yapılması durumunda, tüm iPhone telefonlar için bir güvenlik zaafiyetinin ortaya çıkabileceği gerekçesiyle FBI’a yardım etmeyeceğini açıklamıştı.

Taraflar arasındaki tartışma mahkemeye taşındığı sırada, FBI, iPhone’un şifre sistemini Apple’ın yardımı olmadan kırdığını açıklamış ve açtığı davayı da geri çekmişti.

 

kaynak:http://www.bbc.com/turkce/

Skype’tan Yeni Mesajlaşma Uygulaması

wire

Skype görüntülü konuşma ve mesajlaşma sisteminin yaratıcılarından Janus Friis, yeni bir mesajlaşma platformunu tanıttı. ‘Wire’ isimli bu yeni platform, kullanıcılara artırılmış gizlilik olanağı sunuyor.

50 kişilik ekibiyle bir yeni girişim, start-up, olan Wire, tam da Apple ile Federal Araştırma Bürosu, FBI’ın arasındaki mahremiyet- güvenlik tartışmaları sırasında lansmanını yaptı.

Wire, var olan mesajlaşma platformlarından farklı olarak görüntülü konuşma özelliğine de gizlilik işlevi getiriyor.

Wire’ın rakipleri, Facebook’un sahip olduğu Messenger ve Whatsapp ve de Telegram gibi uygulamalar ve platformlar, her konuşma sırasında gizlilik işlevini etkinleştirmiyor.

İsviçre menşeili Wire, kendi ağı için bulut sistemini kullanırken, kullanıcıların mesajlaşmaları kendi cihazları içinde saklanıp şifreleniyor.

Bu uygulama, adli soruşturmalarda şifrelerin kırılmasını isteyen polis ve yargı organlarına yeni zorluklar getiriyor.

Wire’ın Teknoloji Şefi Alan Duric, “Wire’ın gerek birebir mesajlaşma, grup konuşmaları ya da görüntülü görüşmeler olsun, gizlilik işlevinin her an devrede oluşuyla sektörde tek olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

Reuters haber ajansına konuşan Skype’ın kurucularından Janus Friis, gönderilen her şeyin şifrelendiğini söylüyor. Yazılımı Estonya’da geliştirilen Skype, 2003 yılında kullanılmaya başlanmış ve daha sonra Microsoft tarafından satın alınmıştı.

Wire, ilk sürümünü 2014 yılında, piyasada olan pek çok uygulamaya benzerliği nedeniyle sınırlı bir şekilde lanse etmişti. Ancak ses kalitesinin sorunsuzluğu ile dikkat çekmişti.

Uygulama, açık kaynaklı şifreleme tekniklerine dayandırılıyor, bu da teknik uzmanların, uygulamanın güvenliğini gözen geçirebilmelerine olanak sağlıyor.

Wire uygulamasının teknik detayları https://wire.com/privacy/ adresinde bulunabilir.

Uygulama finansal desteğini Iconical isimli bir risk yatırım ortaklığından alıyor. Iconical ise tasarımcı, mühendis ve yöneticilerden oluşuyor.

Wire’ın ne kadar finansal destek aldığı açıklanmasa da, ürünün pazarlama noktalarından biri reklam almıyor oluşu. Pek çok yeni girişim gibi Wire da, çabuk bir şekilde genişleyip, sürdürülebilir bir işletme modeli geliştirmek istiyor.

 

kaynak:http://www.amerikaninsesi.com