SpaceX uzaya 60 tane internet uydusu gönderdi

D7TWeSbVsAE4zYG

ABD’li roket ve uzay mekiği üreticisi SpaceX, Falcon 9 roketiyle 60 internet uydusunu uzaya gönderdi.

Şirketin Twitter hesabından yapılan açıklamada, uydu üzerinden internete bağlanma projesi Starlink için 60 uydunun ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Cape Canaveral Uzay Üssü’nden başarılı bir şekilde fırlatıldığı belirtildi.​SpaceX’in kurucusu ve Üst Yöneticisi Elon Musk, daha önce yaptığı açıklamada, Starlink projesi kapsamında uzaya göndereceği internet uyduları sayesinde dünyanın her yerinden internete erişebilmeyi sağlamayı hedeflediğini kaydetmişti.

SpaceX, Starlink projesi çerçevesinde toplamda 12 bin internet uydusu fırlatmayı planlıyor. Projenin 2027’de tamamlanması bekleniyor.

https://tr.sputniknews.com/bilim/201905241039143517-spaceX-uzaya-60-tane-internet-uydusu-gonderdi/

FCC, 6G Testleri İçin Kullanılacak Yüksek Frekanslı Dalgaları Onayladı

fcc-gettyimages-1056182858
Federal İletişim Komisyonu (FCC), ileri teknoloji kablosuz veri iletimi testleri için yüksek frekansta dalgaların kullanımını onayladı.

Federal İletişim Komisyonu (FCC) Cuma günü oy birliğiyle, mühendislerin gelecek nesil kablosuz teknolojisinin (muhtemelen 6G) testlerine başlaması için “terahertz dalgası” (95 gigahertz – 3 terahertz) frekanslarını kullanıma açtı. Ancak bu kadar yüksek frekanslardan nasıl yararlanılacağı veya gelecekte tüketicilere ne gibi faydalar sağlayacağı henüz tam olarak net değil.

FCC, basın açıklamasında özellikle “6G” den bahsetmiyor olsa da bu frekansların kullanımı, henüz ana kullanım amacına ulaşmamış olan 5G kablosuz teknolojisinin (86 GHz’e kadar) halefinin önünü açabilir.

FCC Yönetim Kurulu Başkanı Ajit Pai, yaptığı açıklamada “Bugün, bu spektrumun verimli bir şekilde kullanılmasına yönelik büyük adımlar atıyoruz. Bu yüksek frekanslı dalgaların kullanılması yenilikçi firmalara, yeni teknolojiler geliştirmek için güçlü teşvikler sağlayacaktır” dedi.

Ancak 5G teknolojisinde olduğu gibi milimetre dalgaları üzerinden veri iletimi ve hatta 6G’de bu verinin daha kısa dalgalarla iletilmesi son derece zor bir hal alıyor. Dalga boyları kısaldıkça bağlantılar daha hassas hale geliyor ve duvarlara ve diğer engellere takılma riski artıyor.

Tüm bunların yanı sıra bu fikir hakkında net olmayan bir çok kısım var. FCC Şefi Michael O’Rielly “Hangi teknolojilerin uygulanacağı, hangi spektrumun ideal olacağı veya hangi büyüklükte kanal bloklarının gerekli olacağı konusunda büyük belirsizlik var. Bu nedenle, zamanın ne getireceğini görmek için beklemeyi destekleyebilirim. Daha sonra bir karmaşa çözmek zorunda kalmaktan iyidir” açıklamasında bulundu.

https://www.webtekno.com/fcc-6g-testleri-icin-kullanilacak-yuksek-frekansli-dalgalari-onayladi-h65081.html

Bilim insanları kuantum bilgisayarıyla zamanı tersine döndürdü

2018-12-16-image-5

Araştırmanın başını çeken Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü’den Dr Gordey Lesovik, “Zamanın termodinamik okunun tersi yönde evrilen bir durumu yapay şekilde yarattık” dedi.

Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü’den bilim insanlarının İsviçre ve ABD’den meslektaşları tarafından desteklendiği çığır açıcı bir araştırmayla kuantum bilgisayarı sayesinde zamanın yönünün geriye döndürüldüğü söyleniyor.

EVRENİN KURALLARI VE KUANTUM BİLGİSAYARI

The Independent gazetesinin haberinde bunun fiziğin temel yasalarıyla çelişir gibi gözüktüğü ve evrene hükmeden sürece dair kavrayışımızı değiştirebileceği dile getirildi. Aynı zamanda bunun kuantum bilgisayarlarını anlama sürecimizde büyük bir ilerleme anlamına geldiği belirtildi.

Scientific Reports dergisi, ‘zaman makinesi’ diye nitelediği deneyde elektronlarla kuantum mekaniğinin tuhaf dünyasının kullanıldığını aktardı. Kuantum bilgi birimi kubit, ‘bir’ ya da ‘sıfır’ yahut aynı anda her iki durumun karışık ‘süperpozisyonu’ olarak tanımlanıyor.

‘MASAYA DAĞILAN TOPLAR HAVUZA GERİ TOPLANDI’

Elektron kubitlerden oluşan tam geliştirilmemiş bir kuantum bilgisayarıyla masaya dağılan bilardo toplarının havuza geri dönmesine eşdeğer bir deney yapıldı.

Bilgisayarı izleyen herkesin bu olayı ‘zamanın geri döndürülmesi gibi’ göreceği, zamanla bu tekniğin gelişerek daha güvenli ve isabetli hale gelmesinin beklendiği öne sürüldü.

Araştırmanın başını çeken ve Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü Kuantum Fiziği Laboratuvarı’nı yöneten Dr Gordey Lesovik, “Zamanın termodinamik okunun tersi yönde evrilen bir durumu yapay şekilde yarattık” dedi. 

‘EVRİM PROGRAMINI İŞLETİNCE’

Deneyde devreye sokulan ‘evrim programı’ sayesinde kubitler sıfırlarla birlerin giderek daha karmaşıklaşan değişim şablonuna dönüştü. Bu süreçte tıpkı bilardo sopasıyla vurulan topların dağılması gibi düzen bozuldu.

‘KAOSTAN DÜZENE EVRİLDİ’

Ama ardından bir başka program kuantum bilgisayarının durumunu geriye evrilen, yani kaostan düzene evrilen şekilde modifiye etti. Böylece kubitlerin durumu orjinal başlangıç noktasına geri döndü.

The Independent gazetesi, deneyin çığır açıcılığıyla ilgili ‘fizik kurallarının hem geleceğe hem de geçmişe doğru her iki yönde işlediği, ama evrenin tek yönlü bir kuralı olduğu, termodinamiğin ikinci yasasına göre sadece düzenden düzensizliğe gidildiği’ değerlendirmesini yaptı. 

https://tr.sputniknews.com/bilim/201903131038179739-bilim-insanlari-kuantum-bilgisayariyla-zamani-tersine-dondurdu/

Yapay zekâ ile yeni bir insan türü keşfedildi

1034535726

Yapay zekâ algoritması ile bilinmeyen bir insan türü keşfedildi. Söz konusu insan türünün DNA’sı, günümüz Asyalılarınınkiyle benzerlik gösteriyor. Algoritmanın arkeologları işinden edebileceği düşünülüyor.

Nature Communications adlı bilim dergisinde, ezber bozan bir araştırma yayınlandı. Makalede, yeni ortaya çıkan, Neandertal ve Denisovan türlerinden melezlenmiş gizemli bir insan türünün var olduğu ileri sürüldü. Söz konusu türün, Afrika’dan göç eden modern Asya ırkına benzediği tespit edildi.

Yeni tür, bazı Avrupa enstitülerinden araştırmacıların günümüz Asyalılarının DNA’sını kullanarak geliştirdiği bir yapay zekâ algoritması tarafından keşfedildiği belirtildi.

YAPAY ZEKA ARKEOLOGLARI İŞİNDEN EDEBİLİR

Söz konusu yenilik, insanlığın evrimini daha iyi anlamak üzere kullanılabilir ve arkeologluğun ‘geleceği olmayan meslekler’ listesine eklenmesine yol açabilir.

Centre for Genomic Regulation tarafından yapılan açıklamada, “Söz konusu çalışma; kullanılan teknolojinin biyoloji, genom ve evrim alanlarındaki diğer çıkmazların çözümünde kullanılmasını sağlayacaktır” denildi.

Neandertal türünün kökeni Avrupa’ya; Denisovan türünün kökeni ise Sibirya, Güney Asya ve Okyanusya’ya dayanıyor. Bu gizemli insan türünün, on binlerce yıl önce Afrika’dan göç eden modern Asya ırkıyla karşılaştığı ve ırklarının karıştığı tahmin ediliyor.

Pompeu Fabra Üniversitesi’nde bölüm başkanı olan araştırmacı Jaume Bertranpetit, “8 bin yıl evvel, insan ırkı Afrika’dan göç etti. Bunların bir kısmı ise günümüz modern insanlarını meydana getirdi. Afrika kıtasını terk ederek diğer kıtalara göç eden insanlar, günümüz nüfusunu var etti. Bu tarihten sonra da söz konusu tür, Afrika harici diğer kıtalara yerleşerek Neandertal türüyle birleşti ve melez bir tür meydana geldi” açıklamasını yaptı. Ancak üçüncü bir türle melezlenmeye dair bir kanıta şimdiye dek ulaşılamamıştı.

Günümüz Asyalılarının DNA’ları, söz konusu karışmayı ve üçüncü bir gizemli ırkın var oluşunu yansıtır nitelikte. Ancak araştırmacılar henüz net bir açıklama yapamıyorlar. Yapay zekânın çığır açan algoritması, farklı memeli türlerinin sinir sistemlerine dair modelleri algılayabiliyor ve insanların atalarının tarihsel gelişim süreçlerini resmedebiliyor.

Proterra’nın menzil rekortmeni elektrikli otobüsü çift motorlu versiyonuyla performansı yeni boyuta taşıyor

proterra-bus2

 

Her geçen yıl bir adım daha ileri giderek elektrikli otobüs sınıfının standartlarını belirleyen Proterra, iki motorlu versiyon ile dizel rakiplerine göz dağı veriyor.

Elektrik ünitelerinin belki de ilk olarak entegre edilmesi gerekenlerden birisi hiç şüphesiz toplu taşımanın bel kemiğini oluşturan otobüsler. Yolculuk kalitesini doğrudan etkileyecek olan bu değişimle birlikte özellikle şehir içerisinde karbon salınımında hatırı sayılır oranda olumlu etki gözlemleyebileceğiz. Çok hızlı ilerleme olmasa da Türkiye’de de yavaş yavaş haberlerini daha çok duymaya başladığımız bu değişim sinyallerinin başını meraklılarının kolaylıkla anımsayabileceği Amerika merkezli Proterra üstleniyor. Eylül 2016’da 966 kilometrelik menzil ile piyasaya girerek adından söz ettirmeyi başaran şirket aradan geçen tam bir yıllık zaman diliminin ardından limitlerini tek şarj ile 1.772 kilometre menzile kadar çıkarmayı başarmıştı. Catalyst E2 adı verilen otobüs modelleriyle bir dünya rekoru olarak kayıtlara geçen bu değerler yeni yılla birlikte performans noktasında da iyileşmeye başlıyor. Artık Ar-Ge sürecini biraz daha performansa noktasına yönelten ekip, yeni modellerinde çift elektrik motoruna yer verecek.

Limitlerin gözle görülür artışı Proterra Catalyst E2 DuoPower adıyla yepyeni bir rota üzerinden testi gerçekleştirilen yeni versiyonun tek seferde kat edebileceği menzil değeri 1.770 kilometre olarak rekora yakın bir seviyede seyrediyor. Çift motorun beraberinde getirdiği performans değerlerine baktığımızda ise kombinasyon sonucunda ortaya 510 beygir gibi bir gücün çıktığını görüyoruz. 0’dan 32’ye 4,5 saniyede çıkabilen bu versiyonun maksimum sürat değeri içinse şimdilik yaklaşık 100 km/s gibi bir değer telaffuz edilmekte. Üretim bandının genişletilmesi adına 200 milyon dolar gibi ciddi bir yatırıma girişen Proterra’nın adını kısa vadede daha sık duyacağız gibi gözüküyor.

https://www.log.com.tr/proterranin-menzil-rekortmeni-elektrikli-otobusu-cift-motorlu-versiyonuyla-performansi-yeni-boyuta-tasiyor/galeri/2/

Elon Musk tünel hafriyatından lego üretecek

1025030522

ABD’li girişimci Elon Musk, sahibi olduğu Boring Company şirketinin, tünel kazma projelerinde yerin altından çıkardığı kayalardan ‘birbirine kenetlenebilen’, lego benzeri yapı taşları üreteceğini duyurdu.

Elon Musk, Twitter mesajında, ABD’nin California ve Maryland eyaletlerinde tüneller inşa eden The Boring Company’nin bu projelerde yer altından çıkardığı kayalardan şekillendireceği, ‘gerçek boyutlarda binalar ve heykeller inşa edilebilecek’ lego benzeri yapı taşlarını piyasaya süreceğini belirtti.

Musk’ın mesajında “Boring Company’nin yeni lisanslı ürünleri yakında geliyor. Tünel kazılarından çıkan kayalardan yapılan, birbirine kenetlenen tuğlalar… Bunları gerçek boyutlarda binalar ve heykeller inşa etmek için kullanılabileceksiniz. California sismik kaya standardına uygun, yani çok sağlam ancak bir uçak kanadı lonjeronu gibi ortası boşluklu, dolayısıyla ağır değil” ifadeleri yer aldı.

İLK YAPI ‘ESKİ MISIR’ TEMALI OLACAK

Musk, piyasaya sürecekleri ilk yapı setinin ‘eski Mısır’ temalı olacağını, setin parçalarıyla piramitlerin, Sfenks’in ve Horus Tapınağı’nın yeniden inşa edilebileceğini belirtti.

Boring Company, halihazırda yalnızca Los Angeles ve Baltimore şehirlerinde iki kısa tünel projesi yürütüyor.

Tesla şirketiyle elektrikli araçlar, SpaceX şirketiyle roket ve uzay mekiği ve SolarX şirketiyle güneş enerjisi çözümleri üreten Musk, daha önce tünel şirketi Boring Company’nin lisanslı ürünü olarak bir alev silahını piyasaya sürmüştü.

https://tr.sputniknews.com/bilim/201803271032803436-elon-musk-tunel-hafriyatindan-lego-uretecek/

Suudi Arabistan güneş enerjisine 200 milyar dolar yatırıyor

_100596873_salman

Suudi Arabistan hükümeti ve Japon SoftBank arasında imzalanan 200 milyar dolarlık yatırım anlaşmasıyla dünyanın en büyük güneş enerjisi tesisi kurulacak.

ABD’de temaslarda bulunan Suudi Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Selman ve SoftBank’ın kurucusu Masayoşi Son, düzenledikleri basın toplantısında projeyi duyurdu.

Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı konumunda bulunan Suudi Arabistan, ülke ekonomisinin petrole olan bağımlılığını azaltmak adına girişimlerde bulunuyor.

Güneş enerjisi yatırımının da bu yönde atılmış bir adım olduğu ifade ediliyor.

Proje, 200 gigawatt kapasiteli bir güneş enerjisi tarlasının kurulmasını öngörüyor. Bu oran, 100 gigawatt kapasiteli kurulu güneş enerjisi gücü bulunan Çin’in iki katı düzeyinde.

Projenin önemli bir adım olduğunu söyleyen Prens Muhammed, “İnsanlık tarihi için büyük bir adım. İddialı ve riskli bir proje. Umarız başarıya ulaştırırız” diye konuştu.

‘Takdir edilesi bir vizyon’

Suudi Arabistan’ın planladığı dev güneş enerjisi projesi hayata geçerse, krallığın elektrik üretimini üç kat artırması olası.

2016 itibarıyla Suudi Arabistan’ın elektrik üretimi 77 gibawatt düzeyindeydi. Bu üretimin üçte ikisi doğalgaz ile, kalan üçte birlik kısmı da petrol ile sağlanıyor.

SoftBank kurucusu Masayoşi Son, projenin 100.000 kişiye iş imkânı yaratacağını ifade etti.

Son, “Suudi Arabistan’ın muhteşem bir güneşi var. Paneller için geniş araziler ve harika mühendisler de mevcut. Ama en önemlisi takdir edilesi bir vizyon var” diye konuştu.

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-43568810

Yapay zeka halüsinasyon görebiliyor

1030262277

Yapay zekanın halüsinasyon görmesi özellikle sürücüsüz otomobil gibi teknolojilerde büyük tehlike teşkil ediyor.

Japonya’da yaşlıların yüzde 80’ine robotlar bakacak
Yaşamın her alanına girmeye başlayan yapay zeka teknolojisinde büyük ve giderilmesi zor bir sorun ortaya çıktı. Bir grup araştırmacının imaj, ses ve metinlerde yaptığı oldukça küçük değişiklikler yapay zekanın aslında var olmayan şeyleri görmesine, algılamasına yol açtı.
The Wire’da yer alan habere göre yapay zekanın halüsinasyon görebildiğini ortaya çıkaran çalışma MIT öğrencisi Anish Athalye ve ABD’nin saygın üniversitelerinden biri olan Berkeley’den Nicholas Carlini ve David Wagner tarafından yapıldı. Proje, Google, Amazon gibi dev şirketlerin yanı sıra pek çok önemli kurum ve kuruluşun kullandıkları yapay zeka teknolojilerinin halüsinasyon yoluyla kolayca sabote edilebileceklerini ortaya koydu.

KAYAK YAPAN İKİ KİŞİYİ KÖPEK OLARAK ALGILADI

© AFP 2018/ ISAAC LAWRENCE
Yapay zeka insanlığa ne getirecek? Avantaj mı, tehlike mi?
Proje kapsamında üzerinde çok ince bir oynama yapılan kayak yapan iki kişinin görüldüğü bu fotoğraf, insanlar tarafından kolaylıkla algılanabilirken Google’ın Cloud Vision servisi yüzde 91 oranında bir kesinlikle fotoğrafta bir köpek gördüğünü belirtti.
Çalışmada benzer türde değişiklikler ‘Dur’ işaretinin görünmez hale gelmesine ya da seslerin söylenenlerden tamamen farklı algılanmasına yol açtı.

Yapay zekadaki bu zaafın özellikle sürücüsüz otomobil gibi sistemlerde büyük tehlike teşkil ettiği belirtiliyor. Kişilerin banka ya da kredi kartlarını kullandıkları sesli yanıt sistemleri de halüsinasyon yoluyla sabotaja maruz kalabilir.

https://tr.sputniknews.com/bilim/201803131032618319-yapay-zeka-halusinasyon-gorebiliyor/

Cep Telefonlarını Artık Şarj Etmeyecek miyiz?

telefon

Amerika’da araştırmacılar dünyanın ilk bataryasız cep telefonunu geliştirdiklerine inanıyor.

Telefon, Seattle kentinde Washington Üniversitesi’ndeki bir grup araştırmacının çalışmasının sonucu. Araştırmacılar radyo frekansı ya da ‘RF’ dalgaları olarak bilinen küçük oranda radyo sinyallerini kullanarak bu sonuca ulaştı.

İlk bakışta elektronik cihazlarla bağlanmış devre sistemine benziyor ancak araştırmacılar bunun cep telefonları için çok önemli bir sıçrama olabileceğini kaydediyor.

Washington Üniversitesi’nden Shyam Gollakota, “Bu bataryasız telefon, pilsiz aygıtların kapasiteleri açısından önemli bir sıçrama çünkü veri aldıkça sürekli konuşan, durmayan bir aygıttan söz ediyorum,” diyor.

Model, ticari, raflarda satılan bileşenlerden oluşuyor, konuşmayı ve iletişimi baz istasyonu ile alıp iletebiliyor. İşleyişi şimdilerde çok basit ve arayan kulaklık takmak ve konuşmayla dinleme arasındaki düğmeye basmak zorunda.

Araştırmacı Vamsi Talla’ya göre daha az enerjiyle çalışan bir telefon geliştirmek ekibin karşılaştığı ilk zorluktu: “Eğer klasik cep telefonuna bakarsanız, bir telefon konuşması olurken yüzlerce milivat elektrik tükettiğini görürsünüz ve böyle bir aygıtın bataryasız olması yapmanız imkansız. Peki biz ne yaptık, ilk önce bu gücü aşağı çektik”

Bunu, radyo sinyallerinden küçük oranda enerji üretme metodu geliştirerek başardılar, üstelik sadece birkaç mikrowat elde ederek. Bu görünmeyen güç kaynağı Talla’ya göre her yerde: “Radyo frekansları çevremizde her yerde. Örnek olarak radyo, televizyon istasyonları bunu yapıyor. Cep telefonu baz istasyonları da bunu yapıyor. Hepsi radyo dalgaları iletiyor.”

Belki de radyo dalgalarının en olası kaynağı şimdilerde işyerlerinde, evlerde ve halka açık birçok yerde mevcut olan kablosuz internet sinyalleri.

Araştırmacılar mesajlaşmak ve basit kamera olarak kullanmak için düşük güç ekranlı modeller geliştirmeyi planlıyor.

Ekip bataryasız teknoloji ile daha geniş piyasalara ulaşılabileceğini düşünüyor.

Vamsi Talla, “Bu teknoloji konusunda gerçekten heyecanlıyız. Sistemi daha geniş çevrelere yaymak ve ticarileştirmek için çeşitli yollara bakıyoruz,” diyor.

Profesör Shyam Gollakota, “8-9 ay içinde piyasaya sürebileceğimiz bir ürün tasarlıyoruz,” şeklinde konuşuyor.

Vamsi Talla ise, “Gelecekte her akıllı telefon bataryasız olacak, en azından batarya bitse bile bir telefon konuşması yapacaksınız,” diyor.

Bu cep telefonu teknolojisini geliştirmek için tek girişim değil. İngiltere’de Bristol ve Surrey üniversitelerindeki araştırmacılar, aygıtların birkaç dakika içinde şarj olacağı bir sistem geliştiriyor.

https://www.amerikaninsesi.com/a/cep-telefonlarini-artik-sarj-etmetecek-miyiz/4015522.html

Elektrik Enerjisine Yatırım Petrol Yatırımlarını Geçti

solar-panel

Tarihte ilk kez, elektrik sektöründeki yatırımlar, petrol ve benzin yatırımlarını geçti. Bazıları bu durumun, elektrikli araç ve temiz enerji sektörlerini canlandıracağını savunsa da, Fox Business Televizyonu’ndan Phil Flynn, aynı görüşte değil: “Önümüzdeki birkaç yılda, her sürücü bir hibrid araç satın alsa bile, gerçek şu ki, bizim petrol ve benzin talebimiz, önümüzdeki 10 ila 25 yıl içinde artmaya devam edecek.”

Yenilenebilir enerjideki hızlı büyümeye rağmen, Uluslararası Enerji Dairesi dünyadaki enerji ihtiyacının yüzde 80’inden fazlasının hala fosil yakıtlardan sağlandığını hatırlatıyor. Bunun zamanla değişeceğini söyleyen Flynn, petrol arzı azaldıkça ve gelişmekte olan ülkelerden ucuz petrol talebi arttıkça, petrol fiyatlarının da tırmanacağına inanıyor.

Ancak bu beklenti şimdilik fazla gerçekçi görünmüyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü OPEC ülkelerinin, günlük üretimi 1 milyon 800 bin varil azaltmasına rağmen, petrol fiyatları bu yıl yüzde 20 oranında düştü.

Uzmanlar, zayıf küresel talebin ve Amerika’da artan şist petrolü üretiminin, bazı petrol yatırımlarının önüne geçebileceğini söylüyor.

https://www.amerikaninsesi.com/a/elektrik-enerjisine-yatirim-petrol-yatirimlarini-gecti/3970616.html