Türkiye dahil 74 ülkeye siber saldırı

wannacry-ransomware

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Fatih Sayan Türkiye dahil 74 ülkeye siber saldırısı yapıldığını duyurdu.

Sayan, “Türkiye dahil 74 ülkeye büyük bir siber saldırı düzenleniyor. Ülkemizin siber Güvenlik Merkezi USOM ön alma operasyonlarına devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

İnternet kullanıcılarını uyaran BTK Başkanı, “Dünyada yayılan Wcry zararlısından korunmak için Windows sistemleri ve antivirüsleri güncelleyin! Sisteminizi taratmayı ihmaletmeyin” paylaşımını yaptı.

Reklamlar

Alman astronottan “uzaylı” açıklaması

Alexander-Gerst

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 6 ay görev yapan Alman astronot Alexander Gerst, evrende yalnız olmadığımıza inandığını açıkladı.

Alman astronot Alexander Gerst, Stuttgarter Zeitung ve Stuttgarter Nachrichten gazetelerine yaptığı açıklamada, dünya dışı yaşamı olası bulduğunu söyledi.

Gerst, “Gökyüzünde yüz milyar çarpı yüz milyar tane yıldız görüyoruz. Başka yıldız sistemlerinde yaşam için koşulların bulunması şansı bana çok yüksek görünüyor” dedi.

2018 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) ilk Alman komutan olarak yeniden uçacak olan Gerst, “Yalnız olmadığımızı tasavvur edebiliyorum” ifadelerini kullandı.

Mars yaşamın kökeni hakkında bilgi sunabilir

Alexander Gerst, gazetenin Mars’a planlanan yolculukla ilgili sorularını da yanıtladı. Gerst, “Mars bize kendimiz hakkında pek çok bilgi sunabilir. Yaşamın kökeni ve evrende yalnız olup olmadığımız konularında” şeklinde konuştu.

Bu yaşamın bizimkine benzeyip benzemediği ise Gerst için çok önemli bir konu. Gerst, “Eğer bizimkine benziyorsa o zaman aynı kaynaktan ortaya çıkmış olmamız şansı yüksek” dedi.

Alman astronot, “Eğer Mars’taki yaşam bizimkinden çok farklıysa onu tanımadığımız gerçeği mümkün” ifadelerini kullandı.

2014 yılının mayıs ayında ISS’e ulaşan Gerst, uzayda toplam 6 ay görev yapmıştı.

kaynak:http://www.dw.com/tr/

Tesla Model S’in otomatik pilotu kaza yaptı

 

tesla-autopilot

Otomotik pilota bağlanan Tesla kamyonla çarpıştı. Sürücünün ölümüyle sonuçlanan kazaya teknik arızanın yol açıp açmadığı araştırılıyor.

 

Elektrik motorlu Tesla marka otomobilin otomatik pilotla seyir halindeyken uğradığı kaza ilk kez ölümle sonuçlandı. Amerikan Trafik Güvenlik Dairesi’nden yapılan açıklamada Tesla S model otomobilin otomatik pilota bağlandıktan sonra bir kamyonla çarpıştığı belirtildi. Kaza kamyonun kavşaktan geçtiği sırada Tesla tarafından fark edilmemesi sonucu meydana geldi. Tesla radarının kamyonun açık renk boyalı kasasını gökyüzünün renginden ayırt edemediği ihtimali üzerinde duruluyor. İlk incelemede otomobilin fren sisteminin devreye girmediği belirlendi. Elektrikli otomobilin kamyona yandan çarpmasının, arka ve önden çarpışmalarda otomatikman koruyucu önlem alan güvenlik donanımının devre dışı kalmasında rol oynadığı tahmin ediliyor.
‘Yılda yarım milyon elektrikli otomobil’
Tesla şirketi otomobillerinin otomatik sürüş ayarında şimdiye kadar kaza yapmadan 200 milyon kilometre kat ettiğini, ABD’de 145 milyon kilometrede bir ölümle sonuçlanan kaza olduğunu, dünya ortalamasının ise 95 milyon kilometreyi bulduğunu duyurdu. Amerikan Trafik Güvenlik Dairesi uzmanları Tesla’daki elektronik sistemin arızalı olup olmadığını araştırıyor. Geçen yıl Tesla tarafından geliştirilen otomatik pilot sistemi sürücünün müdahalesi olmadan aracın şerit değiştirmesini, fren yapmasını ve hızlanmasını sağlayabiliyor. Şirket sürücülere, otomatik pilot devreye girdikten sonra da ellerini direksiyondan ayırmamalarını tavsiye ediyor. Elektrik motorlu otomobilleri her keseye uygun hale getirmek için büyük hamle başlatan Tesla 2018’den itibaren yıllık satışlarını 500 bin adedin üzerine çıkarmayı planlıyor.

 

kaynak:http://www.dw.com/tr/

‘Uzaylılar Birgün Dünya İle Temasa Geçecek’

uzay

Yapılan yeni bir araştırmaya göre, uzaylılarla ilk temas 1500 yıl sonra mümkün olabilecek.

Cornell Üniversitesi’nden araştırmacılar, Fermi Paradoksu ve Sıradanlık Prensibi’ni kullanarak bu sonuca ulaştıklarını söyledi.

Fermi Paradoksu, Samanyolu Galaksisi’nde Dünya benzeri pek çok gezegen olsa da, daha hiç Dünya dışı temasın yapılmamış olmasını tanımlıyor. Kopernik tarafından 16. yüzyılda öne sürülmüş olan Sıradanlık Prensibi de, Dünya’nın fiziki özelliklerinin kendine has olmadığını bu yüzden de Dünya dışı varlıkların temasa geçebileceğine işaret ediyor.

Cornell Üniversitesi öğrencisi olan ve makalenin yazarlarından Evan Solomonides, “Uzay çok büyük, bu yüzden de hiçbir dünya dışı varlık daha bizimle temas kurmadı ancak uzayda başka yaşayan varlıklar olmadığı anlamına gelmiyor” dedi. Solomonides, “Her an bir uzaylı teması olabilir ama bu büyük bir olasılıkla 1500 yıl sonra olacak gibi. O zamana kadar, yalnız olmasak bile, yalnız kalacak olabiliriz. Her zaman gelecek sinyalleri için beklemede olmalıyız, yoksa bunları kaçırabiliriz” diye konuştu.

Araştırmacılar, televizyon ve radyo sinyallerinin son 80 yıldır uzayda gezindiğini ve bunların sadece 8.531 yıldıza ve 3,555 olası Dünya benzeri gezegene ulaştığını belirttiler. Samanyolu Galaksisi’nde 200 milyar civarında yıldız var.

Ancak, araştırmacılara göre, uzaylılar bu sinyalleri almış olsalar bile, bunları deşifre etmek uzun sürecek olabilir.

Solomonides ayrıca, “Diğer galaksilerle karşılaştırıldığında oldukça sıradan bir boyutta olan Samanyolu bile bizim için hayalimizin ötesinde bir büyüklükte. Çok fazla gezegen ve yıldıza ulaştık ve bu zamana kadar özünde bir uzaylı topluluğuna da ulaşmamız gerekir. Ama hiç ulaşamadık. Bu da Fermi Paradoksu’nu açıklıyor” dedi.

Araştırmacılara göre ancak 1500 yıl sonra, Samanyolu galaksisindeki yıldız ve gezegenlerin yarısına, Dünya’dan gönderilen televizyon ve radyo sinyalleri ulaşmış olacak.

Solomonides, “Bu süreçte de herhangi bir Dünya dışı varlık ile temasa kesin geçeceğiz diye bir şey yok. Ama bu yalnız olduğumuz anlamına da gelmiyor. Biz sadece olası bir rakamı ortaya çıkardık” dedi.

 

kaynak:http://www.amerikaninsesi.com

Facebook’un Sahibinden Pratik Güvenlik Önlemi

zuker

Facebook’un sahibi olduğu Instagram uygulaması 500 milyon kullanıcı sayısına ulaştı. Facebook’un kurucusu olan Mark Zuckerberg bunu kutlamak için bir fotoğraf paylaştı. Ancak bu fotoğrafta Zuckerberg’in aldığı birkaç basit güvenlik önlemi de gözlerden kaçmadı.

Zuckerberg’in paylaştığı fotoğrafta, bilgisayarının mikrofon ve kamerasını bantla kapattığı görülüyor.

Bu tarz basit önlemler güvenlik uzmanları tarafından da öneriliyor. Federal Soruşturma Bürosu FBI’ın başkanının da Zuckerberg’in aldığı önlemlerin aynısını uyguladığı belirtiliyor.

ABC televizyonuna konuşan siber güvenlik uzmanı Robert Siciliano, “Bunlar oldukça basit ve kolay güvenlik uygulamaları. Ne yazık ki, pek çok internet korsanı Trojan virüsleri ile bilginiz olmadan bilgisayarınızın kamerasını açıp size takip edebilir. Konuşmalarınızı da bu yöntemle dinleyebilirler” dedi.

Facebook kurucusu Zuckerberg’in kısa bir zaman önce Twitter ve Pinterest hesapları hack’lenmişti.

Facebook 2012 yılında Instagram fotoğraf paylaşım uygulamasını bir milyar dolara satın almıştı.

 

kaynak:http://www.amerikaninsesi.com

İsrail’in umudu güneş enerji kulesinde

gunes-kule

 

İsrail Necef Çölü’nde dünyanın en büyük güneş enerji kulesini inşa ediyor. Aşalim yakınlarındaki santralin yıllık 121 megawatt elektrik üretmesi planlanıyor.

İsrail Necef Çölü’nde dünyanın en büyük güneş enerji kulesini inşa ediyor. 2017 yılında tamamlanması beklenen Aşalim Kulesi’nin İsrail’in enerji ihtiyacını karşılaması umut ediliyor. Kulenin 240 metre yüksekliğinde olması planlanıyor.

Almanya’nın Jülich kentindeki, yedi yıldır faaliyette olan tesisten daha büyük olması bekleniyor.

Güneş ışınlarını bir kuleye odaklayarak enerji üreten bu tip santraller, ‘Heliostat’ adı verilen bir dizi aynayı kullanarak kollektör adı verilen kuleye güneş ışınlarını odaklıyor. Aşalim’deki santralde 55 bin ayna güneş ışınını bu kuleye aktaracak. Söz konusu tesisisin 430 futbol sahası büyüklüğünde bir alana inşa edildiği kaydediliyor. Kulenin ucunda biriken enerjiyle 600 derecede kaynayan su sayesinde alt kısımdaki büyük bir türbin harekete geçecek.

120 bin haneye yetecek

Aşalim santralinin gelecekte 121 megawatt elektrik üretmesi planlanıyor. Bu rakam da 120 bin haneli bir yerleşim biriminin elektrik ihtiyacını giderebilecek. Yenilenebilir enerji olduğu için yılda 110 bin ton sera gazı salınımından tasarruf edilmiş olacak.

Yarım milyar euroluk proje, Amerikan ve Fransız şirketlerinin ortaklığıyla inşa ediliyor.

İsrail hükümeti burada üretilen elektriği 25 yıl boyunca satın alma garantisi veriyor. Proje yöneticisi Eran Gartner, “Çünkü hali hazırda bir güneş enerji kulesinin maliyeti, kömür ya da petrol santralindeki elektrik üretiminden iki, üç kat fazla” diye konuşuyor.

Enerjide bağımsızlık hedefi

İsrail enerji konusunda bağımsız hale gelebilmek için 2020 yılına dek enerji ihtiyacının yüzde 10’ununu yenilenebilir enerjiden karşılamayı hedefliyor.

İsrailliler gündelik hayatlarında güneş enerjisi teknolojisine alışkın. Birçok evin çatısında güneş enerjisi panelleri dikkat çekiyor.

Necef Çölü kuş sürülerinin güzergâhı olarak da biliniyor. Burada güneş aynalarının etkilenmemesi için kuşları bölgeden uzak tutacak maddeler salınacak, gürültü sistemleri devreye konulacak.

Güneş enerjisi santralleri Almanya’nın Jülich kentinin yanı sıra Fas, Güney Afrika ve Kaliforniya’daki Mojave Çölü’nde de bulunuyor. Mojave’de İvanpah bölgesindeki santral 137 metre yüksekliğinde.

 

kaynak:http://www.dw.com/tr/

Adile Naşit’in Doğum Günü Google Doodle’ı oldu

adile-nasit-google

Adile Naşit İnce ya da gerçek adıyla Adela Özcan (d. 17 Haziran 1930, İstanbul – ö. 11 Aralık 1987, İstanbul), Türk sinemaoyuncusu, tiyatrocu ve televizyon sunucusu.

Tiyatrocu bir aileden gelen Adile Naşit’in babası komedyen Komik-i Şehir Naşit, annesi de Rum orijinli tiyatro oyuncusu Amelya Hanım’dır. Ağabeyi Selim Naşit ve 1950’de evlendiği eşi Ziya Keskiner de tiyatro sanatçısıdır. Adile Naşit eşi Ziya Keskiner’in Temmuz 1982’deki ölümünden sonra 16 Eylül 1983 tarihinde Cemal İnce (1928-2015) ile gizlice evlendi. Sinema dünyasında, Rıfat Ilgaz’ın ünlü eseri Hababam Sınıfı’ndan uyarlanan filmlerdeki müstahdem Hafize Ana rolü ile olduğu kadar, Münir Özkul ile karşılıklı oynadığı filmlerdeki “Anne” rolleriyle de ünlenen Adile Naşit 11 Aralık 1987’de doğduğu şehir olan İstanbul’da 57 yaşındayken bağırsak kanseri sonucu yaşamını yitirmiştir. Cenaze töreni 13 Aralık 1987 tarihinde Şişli Camii’nde düzenlendi. Öğleyin kılınancenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığına defnedilmiştir.İstanbul Karacaahmet mezarlığında ilk eşi Ziya Keskiner ve oğlu Ahmet Keskiner (1951-1966) birlikte yatmaktadır.

Oyunlarında ve sinema filmlerindeki anne tiplemesi, kendine has üslûbu ve kahkahası onu Türkiye Sinemasının unutulmaz isimleri arasına yerleştirmiştir. Adile Naşit canlandırdığı anne karakterleri nedeniyle 1985 yılında Yılın Annesi seçilmiştir.

PayPal Türkiye’den çıkınca Bitcoin’e ‘ilgi arttı’

paypal-bitcoin

 

 

İnternet üzerinden alışveriş yapılmasını sağlayan ödeme sistemi PayPal’ın, Türkiye’deki faaliyetlerini durdurduğunu açıklamasından bu yana Türkiye’de sanal para olarak bilinen Bitcoin aracılığıyla yapılan ödemelerin hacminde artış yaşandığı belirtildi.

 
Türkiye’de faaliyet gösteren Bitcoin borsası BTCTurk, 28 Mayıs – 3 Haziran arasında Bitcoin işlem hacminin Türkiye’de rekor kırdığını söyledi.
PayPal, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’na (BDDK) yaptığı lisans başvurusunun reddedilmesi üzerine Türkiye’deki faaliyetlerini durdurduğunu açıklamıştı.

PayPal, Mayıs ayının sonunda yaptığı bir açıklamayla Türkiye’deki faaliyetlerini sonlandıracağını söylemişti.
Bitcoin işlemlerine aracılık yapan Bitwala şirketi, PayPal’ın Türkiye’den çıkışı üzerine yaptığı açıklamada, Türk vatandaşlarına işlem ücreti olmadan Bitcoin hesap kartları çıkaracağını açıkladı.
Bitwala’dan yapılan açıklamada, “Koay ve hızlı ödemenin ne kadar önemli olduğunun farkındayız. PayPal’ın denklemden çıkmasıyla ortaya çıkan boşluğu doldurabileceğimize inanıyoruz” dendi.
Şirketin açıklamasında ayrıca kişilerin ödeme yöntemi tercihlerine hükümetlerin karar vermemesi gerektiği de ifade ediliyor.
Bitcoin nedir?
Image copyrightAP
Bitcoin, sadece internet ortamında varolan, hiçbir merkezi otoriteye, devlete ya da kuruma bağlı olmayan, sanal bir para birimi.
Bitcoin ile tıpkı gerçek parayla olduğu gibi harcama ya da ‘döviz işlemi’ yapılabiliyor.
Sistem 2008 yılında kurulduğunda 21 milyon Bitcoin ile sınırlı olarak açılmış ve yeni Bitcoinlerin dolaşıma girmesi de bilgisayar algoritmalarına bağlı hale getirilmişti.
Yeni Bitcoinlerin dolaşıma girebilmesi için 16 haneli bir şifreyi çözmek gerekiyor. Şifreyi çözen kişi 25 adet Bitcoin’in de sahibi oluyor.
Bu şifre çözme işlemine ise ‘madencilik’ deniyor.
Sanal ortamda Bitcoin çıkarmak isteyen kişiler, çok yüksek performanslı ‘madenci’ olarak adlandırılan bilgisayarlara yatırım yapıyor ve hızla şifreleri çözüp yeni Bitcoin kazanmaya odaklanıyorlar.
‘Madencilerin’ çıkardığı Bitcoinler ise sanal ortamda dolaşıma giriyor ve ödeme aracı olarak da kullanılabiliyor.
Kuruluşundan bu yana Bitcoin’e yöneltilen en büyük eleştiri, arkasında hiçbir kurum ya da otoritenin bulunmaması nedeniyle, kara para aklama ya da şaibeli para transferleri için ideal bir ödeme aracına dönüştüğü.

 

kaynak:http://www.bbc.com/turkce/

Ucuzcu korsan yine işbaşında

twitter

Bir internet korsanı 33 milyon twitter hesabına ait kullanıcı bilgilerini satışa çıkardı. “Tessa88” kullanıcı adını kullanan ve bazen de kendini “Peace” olarak tanıtan korsan son günlerde sıklıkla gündemde.

“Tessa88” ya da nam-ı diğer “peace” son dönemde oldukça aktif bir internet korsanı. Son olarak 33 milyon twitter kullanıcı hesabını satışa çıkaran korsan bundan önce de bir çok internet sitesine ait bilgiyi satşa çıkarmıştı. Korsanı ilginç kılan ise bu bilgileri “piyasa değerinin çok altında” satıyor olması.

Korsanın satışa sunduğu kullanıcı bilglilerinin yılar öncesine ait korsan saldırılarda ele geçirilen veriler olduğu anlaşılıyor. Tessa88, twitterdan önce Rus sosyal paylaşım platformu VK.com’a ait 100 milyon kullanıcı bilgisini piyasaya sürmüştü. Şimdiyse 33 milyon twitter hesabına karşılık  yaklaşık 5000 Euroya tekabül eden 10 Bitcoin (sanal para birimi) istiyor.

Tessa88@exploit.im daha önceki bazı veri hırsızlıklarıyla da gündeme gelmişti. Örneğin 2013 yılına ait 360 milyon MySpace kullanıcısının bilgilerinin satışı esnasında da yine aynı email adresi kullanılmıştı. Tessa88/peace ‘in ismi 4 yıl önceki LinkedIn saldırıyla da anılmıştı.

Hırsızlığı yapılan verilerle ilgili bilgilerin yer aldığı LeakedSource adlı veribankası ve forumları barındıran sitenin, çalınan twitter hesaplarıyla ilgili araştırmalarının sonucuna göre, çalınan 33 milyon twitter hesaba ait email adresi ile kullanıcı adı ve parolaları üçüncü kişilerin eline geçti.

Hırsızlığın twittera yapılan bir saldırıyla değil, kullanıcılara ait email adreslerine yollanan ve giriş yapılmasını talep eden (maleware) kötü amaçlı yazılımlarla ele geçirilmiş olabileceği tahmin ediliyor.

Nasıl önüne geçilir?

Bu yüzden güvenlik uzmanları internette mümkün olduğunca dikkatli olunması, kullanıcı parolarının mümkün olduğunca karmaşık olması, içinde harf, rakam ve özel işaretler barındırması, her site için farklı şifreler üretilmesi, ayrıca parolaların belirli aralıklarla değiştirilmesini öneriyor.

kaynak:http://www.dw.com/tr/

Singapur’da devlet memurlarına internet yasağı

Singapur-president-hack

Singapur’da devlet memurları gelecek yılın Mayıs ayından itibaren iş bilgisayarlarından internete giremeyecek.

Straits Times gazetesinin haberine göre yasağın gerkçesi “iş e-postları ile belgelerin sızdırılmasını ve siber saldırıları engellemek”.

Yasak kapsamında devletin e-posta sistemine bağlı olan bilgisayarlar sadece kapalı ağa bağlı olacak ve bu bilgisayarlar üzerinden internette arama yapmak mümkün olmayacak.

Memurlar işyerinde e-posta kullanmaya devam edecek ancak bu e-postaları ya da iş ile ilgili diğer dokümanları şahsi e-posta adreslerine göndermeleri engellenecek.

İçeriği iş ile ilgili olmayan e-mailların şahsi hesaplara iletilmesinde ise bir kısıtlama olmayacak.

Karar tüm bakanlıklar ve devlet kurumlarına bildirildi.

BBC‘ye konuşan Singapurlu bir yetkili yasağın bazı devlet kurumu bilgisayarlarında uygulamaya sokulduğunu, bir yıl içinde 100 bin kamu kurumu bilgisayarının daha uygulama kapsamına alınacağını belirtti.

Sosyal medyada karara tepki

Karara özellikle sosyal medyada tepki gösteren Singapurlular, bu yasağın ülkenin “Akıllı Teknoloji Ulusu” girişimiyle çeliştiğine vurgu yaptılar.

Yasağın daha çok devlet memurunu kişisel bilgisayarlarında çalışmaya iteceğini ve bunun daha ciddi bir güvenlik sorunu doğuracağını savunanlar da var.

Kararın, öğretmenler gibi gizli devlet bilgileriyle ilgili olmayan memurları da kapsaması bir diğer eleştiri noktası.

Yetkililer “daha güvenli bir çalışma ortamı sağlayacağını ve siber saldırıları engelleyeceğini” iddia ederek kararı savundu.

Singapur’un devlet kurumları da birçok diğer ülkede olduğu gibi siber saldırılara maruz kalmış, internet korsan- eylemci grubu Anonymous 2013’te başbakanın resmi internet sitesini ele geçirmişti.

Bankaların güvenlik nedeniyle iş bilgisayarlarını internet erişimine kapattığı bazı durumlar olabiliyor ancak devlet düzeyinde Singapur’dakine benzer bir yasağın başka bir örneği bulunmuyor.

 

kaynak:http://www.bbc.com/turkce/