Evsiz adam İHA’yı uzaylı sanıp kaçmaya çalıştı

Rusya’nın Murmansk bölgesindeki Kovdor kasabasında evsiz bir adamın küçük bir İHA’yı uzaylı sanıp ondan kaçmaya çalıştığı anlar kameraya yansıdı.

Murmansk bölgesinde yaşayan Andrey Ganiçev isimli bir kişi küçük İHA kamerasıyla çekim yaparken ilginç görüntüler elde etti. Ganiçev’in sosyal medya ve Youtube’da ‘Dünyalıyı kaçırma denemesi’ ismiyle yayınladığı video binlerce kez izlendi.

Videoda bir evsiz, gördüğü İHA’yı uzaylı sanması nedeniyle ondan kaçmaya çalışıyor. Evsizin buzlu yollarda koşarken, arabaların arkasına saklandığı ve elleriyle İHA’ya ‘ateş etmeye’ çalıştığı da görülüyor.

İZLEYİCİLER FARKLI TEPKİLER VERDİ

İzleyenlerin videoya yönelik farklı tepkileri oldu. Kullanıcılardan bazıları Terminatör filmindeki ‘Skynet’ veya ‘Half-Life 2′ oyunundaki ‘City 17’ karakterlerinin gerçeğe dönüştüğünü belirtti. Bazı kullanıcılar videonun gerçekliğini sorgularken, bazıları da Ganiçev’in muhtemelen zihinsel engelli olan evsiz adamı taciz ettiği gerekçesiyle görüntülerin komik olmadığını ifade etti.

Rusya’da Google’ın Android üzerindeki tekeline son verildi

1027079989

Android telefonlara kendi servislerini yükleyen ve telefonları kendi arama motorunu kullanmaya zorlayan Google’ın haksız rekabet yaptığını savunan Yandex, Google’a 2.5 yıl önce açtığı haksız rekabet davasını kazandı.

Rusya Federal Anti Tekel Servisi’nin (FAS) karara bağladığı dava sonucunda, Google’ın Rusya’da Android telefonlara kendi servislerini yüklemesine ve Android kullanıcılarını yazılımlar vasıtasıyla Google’ı kullanmaya yöneltmesine yasak getirildi.

Ayrıca Android cihazlarda kullanıcıya hangi arama motorunu kullanmak istediğini soran bir seçeneğin bulunmasına da karar verildi. Kararla birlikte Rusya’daki Android kullanıcıları, arama motoru tercihi ve önceden yüklü uygulamalar konusunda tercih yapma hakkına sahip olacak.

VOLOJ: REKABET İNOVASONU TETİKLEYECEK

Yandex CEO’su Arkadiy Voloj, FAS’ın kararı sonrasında yaptığı açıklamada, Rusya’daki 55 milyon Android kullanıcısının artık kendi seçimlerini yapmak konusunda özgür olduklarını ifade etti.

FAS’a ve Google’a teşekkür eden Voloj, rekabetin inovasyonu tetikleyeceğini de vurguladı.

https://tr.sputniknews.com/haberler/201704181028124396-rusya-google-android/

Bilim insanları, Facebook’un sağlığa zararlı olduğunu açıkladı

1023796488

ABD’de John Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanları, Facebook’ta çok vakit geçirmenin insanların ruh sağlığını bozduğunu ifade etti.

Araştırma yürüten ABD’li bilim insanları, sosyal medyanın insanların yeteneklerini körelttiği sonucuna vardı. Newsweek’in haberine göre bilim insanları, 5 bin 208 kişinin psikolojik durumunu 2 yıl boyunca takibe aldı. Takibe alınan kişilerin hem psikolojik, hem de fiziksel sağlıkları gözlemlendi.

‘YAŞAMDAN DAHA AZ HAZ ALMASINA YOL AÇIYOR’

Araştırmacılar, konuyla ilgili yaptıkları açıklamada, “Genel olarak sosyal ağlar ve özellikle de Facebook kullanımı, insanların beden ve ruh sağlığının önemli oranda kötüleşmesine ve insanların yaşamdan daha az haz almasına neden olduğunu tespit ettik” dedi.

 

kaynak:https://tr.sputniknews.com/bilim/201704141028077604-bilim-insanlari-facebook-begeni-saglia-zararli/

Yaşlanma Etkileri Farelerde Geri Döndürülebildi

old

Bilim insanları, yaşlanan hücreleri vücuttan uzaklaştırarak farelerin yaşlanma sürecini geri döndürmeyi başardılar.

Yaşlanma sürecimizde, DNA’da hasarlar meydana gelmeye başlar ve en sonunda geri dönüşü olmayan bir noktaya ulaşır. Bu süreçte hücreler, ya ölürler ya kanserleşirler ya da yaşlanma evresine girerler. Yaşlanma süreci, hücreler için uyku evresidir, bu süreçte hücreler bölünmezler fakat yaşamlarını sürdürürler.

Yaşlanan hücrelerin, bugüne kadar zararsız oldukları düşünülmekteydi, fakat yeni çalışmalar ile bu yaşlanan hücrelerin çevreye bir takım kimyasallar ve moleküller salgıladığı ve bu salgıların sağlıklı hücreler üzerinde yaşlandırma ve inflamasyon etkisinin olduğu görüldü.

Hollanda’daki Erasmus Üniversitesi’nden araştırmacılar, yaşlılık sürecine giren hücreleri öldüren bir peptid geliştirdiler. Bu peptid, yaşlı hücrelerin ölümüne neden olurken, sağlıklı dokulara zarar vermiyor. Ayrıca araştırmacılar, bu peptid uygulamasından sonra, farelerde yaşlılık belirtilerinin tersine döndüğüne şahit olmuşlardır. Bu uygulama ile, farelerde, bazı organların fonksiyonlarının yeniden düzenlendiği, dökülen tüylerinin yeniden çıktığı ve daha uzun mesafeleri koşabildikleri görülmüştür.

Peptid, belirli bir proteini hedef alarak çalışmakta. Bu protein; FOXO4 proteinidir ve p53 proteini ile etkileşim halinde çalışmaktadır. Bu proteinler hücrelerin kendi kendini ölüme götürmesini engellemektedirler.

Cell dergisinde yayınlanan çalışmanın yazarlarından Peter de Keizer, farelere bu uygulamayı 10 ay boyunca haftada üç kez yaptıklarını ve herhangi bir yan etki görmediklerini belirtiyor. FOXO4 proteininin, yaşlılık evresine girmeyen hücrelerde neredeyse hiç ifade edilmediğini, FOXO4-p53 etkileşiminin de yalnızca yaşlılık evresindeki hücrelerde görüldüğünü ifade ediyor.

Çalışmanın bundan sonraki basamağında, bu peptidin insanlar üzerinde denenmesi planlanıyor.

Fareler üzerinde çalışılarak elde edilen şaşırtıcı sonuçların insanlar üzerinde de elde edilip edilemeyeceği merak konusu.

Türkçe:https://www.fizikist.com/yaslanma-etkileri-farelerde-geri-dondurulebildi/

Kaynak
http://www.iflscience.com/health-and-medicine/new-drug-helps-reverse-aging-in-mice/

Sahra kumunda mikroorganizma bulundu

18866876_303

Sahra Çölü’nde tozlarda sağlık açısından sakıncalı olabilecek mikroorganizmalar tespit edildi. Mikroplu tozlar çöl fırtınalarıyla Avrupa’ya taşınıyorSahra Çölü’nde çöl fırtınalarının Orta Avrupa’ya taşıdığı kum tozlarının sanıldığından daha tehlikeli olabileceği açıklandı.

İtalyan ve Avusturyalı araştırmacılar Sahra kumunun çöktüğü yerlerde yüksek oranda çeşitli mikroorganizma, bakteri ve çöl mantarının bulunduğunu tespit etti. Jeoloji, meteoroloji ve bakteriyoloji araştırmaları ekibinin başkanı Tobias Weil, Avrupa’da tutunabilmesi durumunda mikroorganizmaların tehlikeli olabileceğini söyledi.

Şubat 2014’te şiddetli çöl fırtınası sırasında Dolomitler’de biriken birkaç santim kalınlığındaki kırmızımsı toz tabakası bilim insanlarınca incelendi. Sadece çölde rastlanan ve hücre duvarlarının kalınlığı sayesinde etkisini koruyabilen yüksek miktarda zerrecik bulunduğunu açıklayan uzmanlar bu organizmaların yerli türlerin yerini alarak insan, hayvan ve bitkiler üzerinde olumsuz etki yaratabileceği uyarısında bulundu.

Tehlikenin boyutlarını saptayabilmek için çöl kumları üzerinde yapılan incelemelerin derinleştirilmesi tavsiye ediliyor.

 

kaynak:http://www.dw.com/tr/sahra-kumunda-mikroorganizma-bulundu/a-38378399

Hacker’lar “ABD’nin zararlı yazılımını” yayınladı

.

Shadow Brokers adlı bir hacker grubu ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’na (NSA) ait olduğunu iddia ettiği bir zararlı yazılımı yayınladı.

Ele geçirdikleri bu yazılımı önce açık artırma usulü satmaya çalışan grup, daha sonra internet üzerinden ücretsiz yayınladı.

Bazı siber güvenlik uzmanları zararlı yazılımın gerçek, fakat eski bir yazılım olduğunu söylemişti.

NSA’den konuyla ilgili bir açıklama gelmedi.

Trump’ı protesto için

Shadow Brokers, bloglarında yayınladıkları yazıda bu yazılımı Donald Trump’ı protesto etmek için ifşa ettiklerini belirtti.

Shadow Brokers “Rusya veya Putin yanlısı olmadıklarını” söyleseler de bazı uzmanlar grubun Rus hükümetiyle bağlantıları olabileceğinden şüpheleniyor. Fakat bunu iddia edenlerin elinde herhangi bir kanıt da bulunmuyor.

Çinli bilim insanları, telefonların ısınma sorununu çözdü

Xiaomi-Mi-6-Specs

Cep telefonlarının şarjda ve uzun kullanımdan sonra ısınma problemine Çinli bilim insanlarından çözüm geldi. Çin’de geliştirilen teknolojiyle, grafen bileşimli ve çelikten 100 ile 300 kat arası daha sağlam saydam plakalar, telefonların ısınma problemini çözecek.

Bir tür karbon bileşimi olan ve yüksek elektrik iletkenliği özelliği ile bilinen maddede, oda sıcaklığındaki elektronlar enerji kaybına ve ısı oluşumuna sebep vermeden iletkenlikte oldukça uzun mesafeleri kat edebiliyor. Grafen esnek ve saydam olmasının yanı sıra, bilinen en ince ve hafif malzeme.

3 AY SONRA ÜRETİME GEÇİLECEK

İlk kez 2004 yılında yalıtılabilen grafen, karbon atomunun bal peteği örülü yapılarından bir tanesine verilen isim. Çin’de pilot çalışmalarında başarı getiren deney sonucunda üretimine üç ay sonra geçilecek olan grafen filmlerle telefonlarda ısınma probleminin engellenmesi hedefleniyor.

Şangay’da üretilecek plakalar aynı zamanda üretim maliyetlerini de yüzde otuz azaltacak.

NASA, okyanus kaplı gezegenlerle ilgili yeni keşifleri açıklayacak

1028035328

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) yarın güneş sistemimizdeki ‘okyanus kaplı gezegenlerle’ ilgili yeni keşifleri açıklayacağını duyurdu. Okyanus kaplı gezegenlerle ilgili keşifler, NASA’nın Dünya dışı yaşam arayışına yardım edebilir.

Yeni keşifler, Hubble Uzay Teleskobu ve 13 yıldır Satürn yörüngesinde dolaşan uzay aracı Cassini’den gelen bilgiler sayesinde gerçekleşti. 

NASA yaptığı açıklamada “Cassini. Satürn’de geçirdiği sürede çok önemli keşifler yaptı. Bunların arasında Satürn’ün buzla kaplı uydusu Enceladus’da hidrotermal belirtiler gösteren geniş çaplı bir okyanusun varlığı ve Satürn’ün bir diğer uydusu Titan’daki sıvı metan denizleri bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Cassini’nin misyonunu bu yıl sonlandıralacak ancak NASA açıklamasında yeni keşiflerin ileride Dünya dışı yaşam arayışında faydalı bilgiler sağlayacağını vurguladı.

NASA 2020’lerde ‘Europa Clipper’ misyonunu hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Dünya da yüzeyinin çoğu suyla kaplı olduğu için bir ‘okyanus gezegeni’ olarak tanımlanıyor. Güneş sistemimizdeki diğer ‘okyanus gezegenleri’ arasında Jüpiter’in uyduları Europa, Ganymede ve Callisto, Satürn’ün uyduları Enceladus, Mimas ve Titan, Neptün’ün uydusu Triton ile cüce gezegen Plüton bulunuyor.

Venüs ve Mars’ın da bir zamanlar okyanusla kaplı olduğu ancak sera gazı etkisi ve zayıf atmosfer nedeniyle bu gezegenlerdeki okyanusların yok olduğu düşünülüyor.

 

NASA son olarak Dünya’ya 39 ışık yılı ötede yaşanabilir 7 gezegen keşfettiğini duyurmuştu.

Astronomların Trappist-1 adını verdiği cüce yıldızdan uzaklığı Dünya ile benzer olan 7 gezegende, sıcaklık seviyesinin de Dünya ile benzer olabileceği düşünülüyor.

 

kaynak:https://tr.sputniknews.com/yasam/201704121028035241-nasa-okyanus-kapli-gezegenlerle-ilgili-yeni-kesifleri-aciklayacak/

Parkinson tedavisinde ‘umut vaat eden yöntem’

_95571218_f0182225-nerve_cells_illustration-spl

Uluslararası bir araştırma ekibi, beynin hasarlı bölgelerine konacak yeni hücreler üreterek Parkinson hastalığını tedavi edebilecek ve etkilerini geri çevirebilecek bir tedavi yöntemi bulduklarını duyurdu.

Nature Biotechnology adlı bilim dergisinde yayımlanan araştırmayı yapan uzmanlar, insan beynindeki hücrelerin Parkinson hastalığı yüzünden yok olan hücrelerin rolünü üstlenmeye sevk edilebileceğini söylüyor.

Parkison benzeri belirtiler gösteren fareler üzerindeki denemeler, bu tedavinin hastalığı hafiflettiğini gösteriyor.

Ancak, bu yöntemin insanlar üzerinde denenmesi için çok sayıda benzer test yapılması gerekiyor.

Uzmanlar yöntemin büyük umut vata ettiğini söylemekle birlikte, çok erken bir aşamada olduğuna dikkat çekiyor.

Araştırmacıların hala, tedavinin insanlarda güvenli olup olmadığını, yaşamlarına astrosit olarak başlayan beyin hücrelerinin dönüştürüldükten sonra Parkinson hastalığında yok olan, dopamin üreten beyin hücrelerinin yerini alıp alamayacağını tespit etmesi gerekiyor.

Parkinson hastalığı

Parkinson hastalarında, dopamin üreten hücreler öldüğü için bu hormon yeterince bulunmuyor.

Hücreleri tam olarak neyin öldürdüğü bilinmiyor, ancak yeterince dopamin olmaması, titremeyle yürüme ve hareket etmekte zorluk çekilmesine neden oluyor.

Hastalara bu belirtilerin hafifletilmesine yönelik ilaçlar verilebiliyor ama hastalık tedavi edilemiyor.

Uzmanlar, zarar gören dopamin nöronları yerine, beyine yeni hücreler enjekte etmenin yöntemlerini arıyordu.

Ancak bu son araştırmada, hücre nakli gerektirmeyen bir yaklaşımı benimsedi.

Bunun için, beyinde zaten bulunan hücreleri yeniden programlayan bir molekül kokteyli kullandılar.

İnsan astoritlerini laboratuvarda bu kokteylle karıştırdıklarında, tam anlamıyla aynısı olmasa da dopamin üreten nöronlara çok benzeyen hücreler üretmeyi başrdılar.

Daha sonra da aynı kokteyli hasta farelere verdiler.

Farelerde işe yarayan tedavi, beyin hücrelerini yeniden programladı ve Parkinson’un belirtilerini hafifletti.

Uygulanabilir bir tedavi mi?

Reading Üniversitesi’nden nöroloji uzmanı Dr Patrick Lewis, araştırmanın Parkinson tedavisinde çığır açabileceğini söyledi ancak “Bu araştırmayı insanlarda gerçekleştirmek çok zor olacak” diye de ekledi.

İngiltere Partinson Hastalığı Vakfı’ndan Profesör David Dexter ise “Şimdi bu tekniğin daha da geliştirilmesi gerekiyor. Başarılı olduğu takdirde bu yaklaşım Parkinson hastalığıyla yaşayan insanların hayatını kolaylaştırabilir ve en nihayetinde milyonlarca kişinin beklediği tedaviyi beraberinde getirebilir” dedi.

 

kaynak:http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39564456

KUZEY KORE RADYOSUNDAN ŞİFRELİ MESAJLAR

north-korea-radio

Kore sularına gönderdiği hücum filosuyla bölgede tansiyonu yükselten ABD’ye, Kuzey Kore, “İstedikleri her türden savaşa yanıt vermeye hazırız” diyerek gözdağı verdi.

Kuzey Kore, yurtdışındaki casuslarına Pyongyang radyosu üzerinden şifreli mesajlar göndermeyi sürdürdü. Güney Kore haber ajansı Yonhap’ın aktardığına göre, yerel saatle 12.15’te başlayan yayınında üç ve iki basamaklı sayı dizlilerinden oluşan 70 çift rakam anons edildi.

“Şimdi uzaktan eğitim üniversitesi 21. birim keşif kolu üyeleri için makine mühendisliği ödevlerini açıklıyoruz” ifadesiyle başlayan yayında spiker bir dizi sayıyı, “Sayı 69, 602. sayfada; Sayı 79, 133. sayfada; Sayı 18, 216. sayfada…” diye ilerleyen bir kalıp içinde okudu. Aynı sayılar baştan sona iki kez tekrar edildi.

Pyongyang yönetimi, Soğuk Savaş yıllarındaki casusluk faaliyetlerini hatırlatan bu tür yayınlarını 2000 yılında durdurmuştu. Şifreli talimatlar olduğu tahmin edilen yayınlar, Güney-Kuzey ilişkilerinin yeniden gerilmesiyle 24 Haziran 2016’da yeniden başlatılmıştı. Bugünkü yayın o tarihten bu yana yapılan 31. şifreli duyuru girişimi oldu.