Kadın astronot Whitson, ‘uzayda en uzun süreli kalan Amerikalı’ oldu

Peggy-Whitson

ABD’li astronot Dr. Peggy Whitson, 534 günü uzayda geçirerek, uzayda en uzun süreli kalan Amerikalı’ unvanının yeni sahibi oldu. ​’Uzayda en uzun süreli kalma rekoru’, 879 gün ile Rus kozmonotu Gennady Padalka’ya ait bulunuyor.

ABD’li 57 yaşındaki astronot Dr. Peggy Whitson, 534 gün uzayda geçirerek, daha önce astronot Jeff Williams’a ait olan ‘uzayda en uzun süreli kalan Amerikalı’ unvanını aldı.

​’Uzayda en uzun süreli kalma rekoru’ ise 879 gün ile Rus kozmonotu Gennady Padalka’ya ait bulunuyor.

Eylül ayında Dünya’ya dönmeyi planlayan Dr. Whitson’un uzayda toplam 666 gün geçirmesi bekleniyor. ‘Uzaya giden en yaşlı kadın’ rekorunun da sahibi olan Dr. Whitson’ın ayrıca bir kadın astronot olarak en çok uzay yürüyüşü yapan kişi rekoru da bulunuyor.

​İlk kez 2002 yılında uzaya giden ve 2008’de Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) komutasını devralan ilk kadın astronot olan Dr. Whitson, son görevinde de ISS’nin komutasını ay başında astronot Shane Kimbrough’dan devralmıştı.

Daha önceki bir açıklamasında uzayda rekor kırmak için bulunmadığını bildiren Dr. Whitson, pazar günü Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Asla bitmeyeceğini umduğum yolculuklardan biri” ifadesini kullanarak, uzay görevlerinde kendisine yardımcı olanlara teşekkür etmişti.

Reklamlar

NASA: Satürn’ün uydusunda yaşamı destekleyebilecek deliller bulundu

saturn-Enceladus

NASA, Satürn’ün uydusu Enceladus’un buz yüzeyi altında yaşamı destekleyebilecek okyanus olduğuna dair deliller bulunduğunu açıkladı.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Cassini uzay aracı ile Hubble teleskopunun ulaştığı verileri paylaştı.

Basın toplantısı düzenleyen NASA yöneticilerinden Thomas Zurbuc, Satürn konusundaki yeni keşfi “Yaşanabilir ortam icin gerekli her şeyin bulunduğu bir alan tanımlamaya en yakın nokta” şeklinde yorumladı.

‘ENERJİ FORMU YAŞAMI DESTEKLER NİTELİKTE’

Açıklamada, Satürn’ün uydusu ‘Enceladus’ üzerinde bulunan kimyasal enerji formunun, “bildiğimiz anlamda” yaşamı destekler nitelikte olduğu, buzlarla kaplı olan Enceladu’un Dünya dışında şimdiye kadar ulaşılan en iyi yaşam izlerine sahip olabileceği belirtildi.

Öte yandan Jupiter’in gezegene en yakın altıncı uydusu Europa’dan da su çıkışı gözlemlendiği ifade edildi.

NASA, okyanus kaplı gezegenlerle ilgili yeni keşifleri açıklayacak

1028035328

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) yarın güneş sistemimizdeki ‘okyanus kaplı gezegenlerle’ ilgili yeni keşifleri açıklayacağını duyurdu. Okyanus kaplı gezegenlerle ilgili keşifler, NASA’nın Dünya dışı yaşam arayışına yardım edebilir.

Yeni keşifler, Hubble Uzay Teleskobu ve 13 yıldır Satürn yörüngesinde dolaşan uzay aracı Cassini’den gelen bilgiler sayesinde gerçekleşti. 

NASA yaptığı açıklamada “Cassini. Satürn’de geçirdiği sürede çok önemli keşifler yaptı. Bunların arasında Satürn’ün buzla kaplı uydusu Enceladus’da hidrotermal belirtiler gösteren geniş çaplı bir okyanusun varlığı ve Satürn’ün bir diğer uydusu Titan’daki sıvı metan denizleri bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Cassini’nin misyonunu bu yıl sonlandıralacak ancak NASA açıklamasında yeni keşiflerin ileride Dünya dışı yaşam arayışında faydalı bilgiler sağlayacağını vurguladı.

NASA 2020’lerde ‘Europa Clipper’ misyonunu hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Dünya da yüzeyinin çoğu suyla kaplı olduğu için bir ‘okyanus gezegeni’ olarak tanımlanıyor. Güneş sistemimizdeki diğer ‘okyanus gezegenleri’ arasında Jüpiter’in uyduları Europa, Ganymede ve Callisto, Satürn’ün uyduları Enceladus, Mimas ve Titan, Neptün’ün uydusu Triton ile cüce gezegen Plüton bulunuyor.

Venüs ve Mars’ın da bir zamanlar okyanusla kaplı olduğu ancak sera gazı etkisi ve zayıf atmosfer nedeniyle bu gezegenlerdeki okyanusların yok olduğu düşünülüyor.

 

NASA son olarak Dünya’ya 39 ışık yılı ötede yaşanabilir 7 gezegen keşfettiğini duyurmuştu.

Astronomların Trappist-1 adını verdiği cüce yıldızdan uzaklığı Dünya ile benzer olan 7 gezegende, sıcaklık seviyesinin de Dünya ile benzer olabileceği düşünülüyor.

 

kaynak:https://tr.sputniknews.com/yasam/201704121028035241-nasa-okyanus-kapli-gezegenlerle-ilgili-yeni-kesifleri-aciklayacak/

Alman astronottan “uzaylı” açıklaması

Alexander-Gerst

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 6 ay görev yapan Alman astronot Alexander Gerst, evrende yalnız olmadığımıza inandığını açıkladı.

Alman astronot Alexander Gerst, Stuttgarter Zeitung ve Stuttgarter Nachrichten gazetelerine yaptığı açıklamada, dünya dışı yaşamı olası bulduğunu söyledi.

Gerst, “Gökyüzünde yüz milyar çarpı yüz milyar tane yıldız görüyoruz. Başka yıldız sistemlerinde yaşam için koşulların bulunması şansı bana çok yüksek görünüyor” dedi.

2018 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) ilk Alman komutan olarak yeniden uçacak olan Gerst, “Yalnız olmadığımızı tasavvur edebiliyorum” ifadelerini kullandı.

Mars yaşamın kökeni hakkında bilgi sunabilir

Alexander Gerst, gazetenin Mars’a planlanan yolculukla ilgili sorularını da yanıtladı. Gerst, “Mars bize kendimiz hakkında pek çok bilgi sunabilir. Yaşamın kökeni ve evrende yalnız olup olmadığımız konularında” şeklinde konuştu.

Bu yaşamın bizimkine benzeyip benzemediği ise Gerst için çok önemli bir konu. Gerst, “Eğer bizimkine benziyorsa o zaman aynı kaynaktan ortaya çıkmış olmamız şansı yüksek” dedi.

Alman astronot, “Eğer Mars’taki yaşam bizimkinden çok farklıysa onu tanımadığımız gerçeği mümkün” ifadelerini kullandı.

2014 yılının mayıs ayında ISS’e ulaşan Gerst, uzayda toplam 6 ay görev yapmıştı.

kaynak:http://www.dw.com/tr/